şiir

Etiketli Tüm Yazılar

Kaymak Taşı

Didem’in Pulbiber Mahallesi’nde,  kaymak taşı elimde bakıp duruyorum eski evimize.  Babam öldü biliyorum  zümrüt gözleri toprağa karıştı sanki avuçlarımda babamı tutuyorum. O kaymak taş ki en sevdiğim imge öptüm kokladım sakladım. O kaymak taş ki en sevdiğim imge. Babam şimdi nerede,  öldüğüne inanmıyorum.  Didem’in Pulbiber Mahallesi’nde belki de Annen nerede diye soruyor  artık duyulmayan bir sesle. Kaymak taşı elimde bakıp duruyorum...

DEVAMINI OKU

AŞK DİYOR BİRİ

Sustukların birikir kuytuda   Perdeler uçuşur, sır yüzünü okşar   Cesaret öğle güneşi gibi yakar   Hep içinde taşırsın o yüzü  Çılgınca unutmak istersin   Kararır bulutlar   Yağmura gizlenmiş O yüzü öpersin  Su damlacıkları burnundan Dudağına düşer Ölü sevgili Yağmurla içeri girer Çözmek istedikçe ipleri Aşk diyor biri, tanırsın sesini Rüzgar uçurur perdeleri Cesaret öğle güneşi gibi Gidemezsin ve dönemezsin de İpleri çözmek istedikçe...

DEVAMINI OKU

İÇİMDEKİ BENİ BEN ÖLDÜRDÜM

Ahh Ademoğlu! incir ağaçlarının buz kestiği bir Şubat gecesi güneşin bulutlara sarınıp saklandığı, toprağın beyaza büründüğü zemheri karanlığında doğurmuş Magdalalı Meryem beni, bundandır gecelerin kışına meyledişim… yeniden doğuşu Mart’a saklamış belli ki… kışın ayazı ıstırabın ateşi ile kesmişler göbek bağımı makası da kör dillerle bileylemişler belli ki… oysa; yalan ağız kenarlarında yuva yapmış  biley tutmuyor dilleri… öz’ünü istedim herşeyin,  oysa...

DEVAMINI OKU

GEL-GİT’LERİMİ GÖMERKEN GÖMDÜM GÖZLERİNİ

Ay bir yüzü aydınlık bir yüzü karasında gecenin “her şeye varım” diyor yakamozlar Ay’ın şavkı vurduğunda kaçışırlarken kıyısından toplarken gülüşlerini uzanıyorum usanıyorum uslanıyorum gel-git çekiminde kum çiçekleri kum çökmesi sağarken geceyi zerk ederken zehrini  deniz kabukları uyanıyor avuçlarımdan sızıp kıvrımlarında dua ediyorlar maviye çalarken kanım öpüşüyor zambaklar inişli çıkışlı gel-git ayazında bir doğumun sancısında boy boy açıyor zakkumlar karanlığın kenarında...

DEVAMINI OKU

Eksik

Eksik olan aşk.Umuda bakan günler.İyiliğe adanmış yarınlar.Sevgiyi hatırlayan kalpler. Eksik olan yaza ait olmayan bir güneş. Yüzünü bile unuttum sevgilim.Seni görme arzusunu özledim. Eksik olan çapkın bir gülüş belki.Göz göze gelmeler, cilveli bakışlar. Sesini bile unuttum sevgilim.Bana seslendiğin hayali özledim. Eksik olan azalmayan bir tutku şimdi.Gözlerinin oltasında can çekişen balık gibiydimBiliyordum nefes almanın değerini. Göze alınmış bir gidiş.Beklentisiz bir vazgeçiş.Eksik...

DEVAMINI OKU

Bir ateş yaktı ölüm

Susarak sevdiler. Susarak konuştular. Bize en çok susmayı öğrettiler.  İçimizde birikti öksüz kelimeler.  Kimi rüzgârla savruldu şiir oldu.  Kimi güneşle kavruldu öykü oldu.  Kimi karda dondu, yas oldu.  Bir ateş yaktı ölüm.  Üşüyenleri gördü kimi, Sıcak çorba verdi, gülümsedi. Esin perisi geldi.  Romanları büyüyle harmanladı. Ölüm bir ateş yaktı.  Kıvılcımları seyretti kimi. Diğeri elini uzattı. Üşüyenler ısındı.  Sessizlikten doğdu sustukları…

DEVAMINI OKU

Yazgının İpi

Dalgalara yenik düşmüş bir gemiyim şimdi Battım! Suyun dibine saçıldım İçi şiir dolu bir sandık var denizde Orada, “Fırtınayı başlatan kelime” Yazgının ipi Şairin elinde mi? Fırtınayı başlatan kelime Varsın dağılsın  Mürekkebinde boğulsun Bitsin okumanın verdiği acılar Karaya vursun cesedim Toprağa kavuşsun Yıkansın yağmurla Sussun sesler Şarkı söylesin rüzgâr Serçeler şakısın mezarımda

DEVAMINI OKU