Ölümün hayatımızdaki yerini anlama ve kabulüne ilişkin kaynaklar

İYİ ÖLMEK Kategorisindeki Tüm Yazılar

Stephen Jenkinson söyleşisi

İyi Bir Ölüm: Stephen Jenkinson ile Söyleşi

Ölüm gibi çoğu kişinin kaçındığı bir konu üzerine tefekkür eden, çalışan, yazan, konuşmalar yapan ve hatta bu konuda bir okulu olan Stephen Jenkinson Leslee Goodman ile yaptığı bu söyleşisinde üzerinde durduğu kültürümüzün ölüm fobisi, atalarımızla olan bağlarımız, niçin ölümün bir son değil armağan olduğuna dair görüşlerini olanca açıklığı ile paylaşıyor. Bizler de sevenleri ve merak edenleri için söyleşiyi Türkçe’ye kazandırmak...

DEVAMINI OKU

Bilge Öl -Stephen Jenkinson

Bilge Öl, alışıldık kişisel gelişim ya da “pozitif ölüm” kitaplarından tamamen farklıdır. Rahatlatıcı olmaktan çok sarsıcıdır; okuyucuyu kendisiyle, geçmişiyle, atalarıyla ve kültürüyle yüzleştirmeyi amaçlar. Ölümün yalnızca bireysel değil, aynı zamanda kolektif bir mesele olduğunu kavratmak ister. Stephen Jenkinson’un kitabı, ölümle yüzleşmeye cesareti olanlar için eşsiz bir kaynak; fakat aynı zamanda bu yolculukta sabır ve zihinsel açıklık talep eden bir rehberdir. Bilge Öl, çağımızın en büyük tabularından birine tutulmuş bir aynadır: Ölümün kendisine.

DEVAMINI OKU

Babanın Ölümü

“İyi yas, ölen kişinin anısını pratik kimliklerimize entegre eden kalıcı bir biyografi oluşturmayı sağlar. Yasın getirdiği iyilikleri elde eden bir süreç, ölen kişiyi bırakmak ya da tutmakla ilgili değildir, geçmişteki ilişkiyi temel alarak yeni bir şey inşa etmekle ilgilidir.” Michael Cholbi Babam kendini eczaneye kilitliyor. Yüzümü eczane kapısının camına yapıştırıyorum. Yeşil gözlerinde oltanın ucunda donup kalmış balıklar var. Pullarına buz...

DEVAMINI OKU

Zamanında Söylenmemiş Sözler

Birinci Mektup “Galiba biz, babacığım, birbirimizi hep böyle anlamadan sevdik.” Oğuz Atay Bugün sen öleli dört ayı geçti baba. Duygularım rahat huzur vermiyor bana. Zamanında söyleyemediğim şeyler yakama yapıştı. Hiç anlaşamazdık biz. Önce bu gerçeği kabul edelim. Yine de seni çok düşünüyorum. Bir deri bir kemiğe dönmüş halin gözümün önünden gitmiyor. Sol kolunun ve o güzel ellerinin bir balon gibi...

DEVAMINI OKU

48 saat sonra öleceğim. Kutlayalım mı?

California’da (ABD) yaşayan 41 yaşındaki sanatçı bir kadının, ağrısını dindirmenin başka bir yolu kalmayınca, acılar içinde eriyerek kaybolmaktansa “Ötanazi” hakkını kullanan Betsy Davis’in öyküsü bu. Son üç yılını zayıflatıcı ALS hastalığı nedeniyle vücudunun kontrolünü kaybederek geçiren ve bu taraftaki son 48 saatinin her ayrıntısını planladığı bir partiyle, dostlarıyla kutlayan ve giderayak insanoğluna hayatın sıcaklığı, ölümün hafifliği üzerine küçük bir masal...

DEVAMINI OKU

Berna Köker Poljak ile Röportaj

Berna merhaba.  Seni okumak bana daima edebi bir lezzet veriyor. Bu röportaj da, beslendiğin damarların zenginliğini ortaya koyacak.  Kıymetli cevapların için şimdiden çok teşekkür ederiz. Ölüm doulası olmaya nasıl karar verdin? Merhaba Nazlı. Öncelikle teşekkür ederim bu röportaj için. Senin sorularınla Eşik Dergisinde yer almak benim için çok kıymetli. Yakın bir dostumla karşılıklı kahve içer gibi hissediyorum şu anda. Bir...

DEVAMINI OKU

Kara Film

Nalân, kırk beş yaşında yatağında ölü bulundu.  Azrail ona acıdı, büyük bir kazanda “filtre kahve” demledi. Peru çekirdeklerinden. Azrail’in yüzü, genç yaşta şöhreti yakalamış bir dizi oyuncusunu andırıyordu.  Nalân, “Böyle ölüme can kurban,” diye düşündü. Yaşarken az mı hayalini kurmuştu yakışıklı oyuncunun. Kahvesini içerken kendi cenazesini izlemeye karar verdi. Katran karası koltuğa oturdu, Tünel T.V.’yi açtı. Odayı havalandırmamıştı Fikret! Kasap...

DEVAMINI OKU

İyi Ölüm

İyi ölüm tanımlarınız var mı? Sanıyorum vardır. Şu ana kadar ölümle ilgili yaptığım çalışmalarda ve sohbetlerde bu soruyu sorduğumda istisnasiz herkesten kısa veya uzun bir yanıt geldi. ‘’Hayır hiç düşünmedim’’ cevabını aldığım olmadı. Benim de bir tarifim var. Palyatif bakımda hastalarla birlikte geçirdiğim zamanlar sonrasında dönüp bakıyorum. İki sene boyunca toplamda kaç kişiyle vakit geçirdim diye düşündüğümde sayısını tam bilememekle...

DEVAMINI OKU

Ölümü Bilmek Mümkün mü?

Ölümü bilmek mümkün mü? Sanmam. Ölümün kendisi bildiğim bir şey değil. Kıyaslayabileceğim bir referansım yok, hiç ölmedim. Sadece çocuklarım veya sevdiklerim ölürse korkusu var. Kendisini değil, korkusunu biliyorum. Ölüm, aslından kaçamayacağım ama öncesinde pratiğini bile yapamadığım, sadece üzerinde düşünmek için erteleme hakkımın olduğunu zannettiğim bir konu. Ölüm, iki sene önce Palyatif Bakım’da çalışmaya başladığımdan beri kendimle bağ kurmama ve yaşama...

DEVAMINI OKU

Ölümün Ötesi

Ölümün ötesinde ne var bilmiyorum ve konuşmak istemiyorum. Çünkü benim neyi bilip bilmediğimin ötesinde, öncelikle konuşulması gereken şey “orası” değil, “burası”. Sonrası değil, şimdi. Ölümün ne olduğunu, benden ne istediğini veya benim ondan ne beklemem gerektiğini “burada”, henüz nefes alırken anlamaya çalışıyorum. Ölüm ötesi yaşam var mı? Ölümü atın. Ötesini atın. Yaşam var mı? Önce ona bakın. Hayatınızda yeterince yaşam...

DEVAMINI OKU