Yas ve ölüme ilişkin köşe yazıları, denemeler, blog yazıları, kişisel deneyimler

DENEME Kategorisindeki Tüm Yazılar

Ölüme Tasavvufi Bir Bakış – Kerim Güç

Bir Hatırlama: Ölüm Yolculuğun Başlangıcıdır. Tasavvufun ölüm anlayışı, maddeye sıkışmış modern insanın unuttuğu bir hatırlatma gibidir: Ölüm bir yokluk değil, ilahiyle başlayan yolculuğun tamamlanmasıdır. Mutasavvıf bir aileden gelen Kerim Güç, söyleşisinde hem kendi deneyimlerinden hem de tasavvufi gelenekten süzülen bu anlayışı derin bir içsel çerçeveyle aktarıyor. Mevlânâ’nın “Şeb-i arûz” kavramıyla şekillenen bu bakış, ölümü bir ayrılık değil, sevgiliyle kavuşma anı...

DEVAMINI OKU

Yaşamak ve Ölmek Arasında Bir Kahve Molası

Geçenlerde, sık gittiğim bir kahvecide köşedeki masama oturmuş, kahvemi yudumluyordum. Derken karşıma genç bir adam geldi, sessizce oturdu. Hani bazı insanlar mekana girer girmez bir şeyleriyle dikkat çeker ya onun da dikkat çeken yanı, iki kolundaki dövmelerdi. Latince yazılmış iki kısa cümle. Biri “Memento Mori”, diğeri “Memento Vivere.” Böyle şeyler genelde göz ucuyla fark edilir, geçilir. Ama bu dövmeler sıradan...

DEVAMINI OKU

Vedasızlık

Bir kadın ne zaman anne olur? Evladının varlığını öğrendiğinde mi, onu ilk kez kucağınaaldığı anda mı? Yoksa annelik, çocuğunun büyüme yolculuğuna eşlik ederken anneliğini degeliştirerek oluşturduğun bir şey midir? İren’ in dünyaya geliş ve gidiş yolculuğu, kayıtlara göre, 12 yıl 2 ay 1 gün 2 saat 44 dakikasürdü. (Hastanelerde, reanimasyon işlemi sonlandırıldığında ölüm saati kayıt altınaalınıyormuş. Doğarken dünyaya geldiğimiz anı...

DEVAMINI OKU

Yasın İçinde

Durgun suda kulaç atmak kolaydır, dalgalar nefes alışverişini zorlaştırır. Yüzmeye giden biri şayet aşırı dalgalıysa deniz, tereddüt eder, suya girmekten vazgeçebilir.  İç denizin dalgalandığında ne yapıyorsun?  Genellikle mayonu çıkarıp , yüzmekten vazgeçiyorsun. Eve dönüp bir güzel uyuyorsun.  Yasına  yorganı çekince ne oluyor? Acı uyuşuyor belki ama bir yere gitmiyor.  İçinden geçerken sağ çıkılamayan acılar vardır. Parçalanırız, kalbimiz kırılır. Kayıplarımız küçük...

DEVAMINI OKU

Ölümün Sessizliğinde Hayatın Yankısı:José Saramago ile Bir Varsayımın Peşinde

“Kimse ölmese ne olurdu?” Bu soru, kulağa neredeyse masalsı bir temenni gibi gelebilir ama ya bu dilek gerçekleşseydi? Ölümün olmadığı bir hayat nasıl olurdu? Ya ölüm, bir sabah ortadan kaybolsaydı ve insanlar yaşamaya devam etseydi — ama gerçekten, hiç durmaksızın? Ölüm temalı sevdiğim kitaplar arasında, José Saramago’nun kendine has üslubuyla kaleme aldığı Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş tam da bu...

DEVAMINI OKU

Babalar gidince

Çok sevdiğim arkadaşım Nazlı babasını kaybetti. Uzaktan acısını yaşamasını, güçlü kalemi ile ilgili yas sürecinde yazdıklarını ve iç döküşlerini okuyorum. Okudukça babam düşüyor aklıma. Öldüğünde, bin dokuz yüz seksen darbesinin üzerinden dört yıl geçmişti ve 48 yaşındaydı babam. 15 yıldır da birinin oğluydum; yani ruhen hala oğluyum ama artık babam öldüğü için kimseyi baba olarak çağıramayacağım diye geçirmiştim içimden. Yanılmışım…...

DEVAMINI OKU

İren’ im Melek Olmuş

Gözümü kapıyorum. Hayatımın son on iki yılındaki mutlu anları görüyorum hep, çünkü bizim dünyamız sadece sevgi ve mutluluk üzerine kuruluydu. Ancak, John Lennon’ un dediği gibi, “Hayat, sen başka planlar yaparken başına gelenlerdir!” Ben de, tam doksan beş gün önce, başımıza nelerin geldiği ile başlamak istiyorum. İren, genelde kabızlık sorunu yaşayan bir çocuktu. Vefatından yaklaşık bir hafta önce, iki gün süren dışkı...

DEVAMINI OKU

EĞER

Gözlerimi yumduğumda bile bakışının hatırası karanlığımı hâlâ aydınlatıyorsa Telefon edip “nasılsın?” dediğimde, “sesini duydum, daha iyi oldum kuzum,” dediğini bir kerecik daha işitmek istiyorsam Oğullarımın bir gülüşünde, bir bakışında her gün senden izler görüyorsam Başım dara düştüğünde şimdi babam olsa nasıl bir çıkış yolu bulurdu acaba diye kendime defalarca soruyorsam Her güzel günde, ne yaparsam yapayım, hep eksik kalıyorsam Kaybın,...

DEVAMINI OKU