Yas ve ölüme dair kitap, film ve sanat eserlerinin incelemeleri

İNCELEME Kategorisindeki Tüm Yazılar

Marš Mira: Bazı Yürüyüşler İçimizde Biter

“Bazı adımlar hiç ses çıkarmaz ama yeri sarsar.Sadece yürümüyor, bir belleğin içinden geçiyorduk.Bazen yas, sadece birinin sessizce yanında oturmasıdır.Doğa, insanın unuttuğunu unutmamıştı.Bazen bir kelebek bile hatırlar.Bazı yürüyüşler, içimizde bir yer tamamlanınca sona erer.” 2017 Temmuz’unda Marš Mira yürüyüşüne katıldığımda, bu yolun beni yalnızca Bosna’nın dağlarından Potočari şehitliğine değil, içimde yıllardır sessizce akan ama adını koyamadığım bir yere götüreceğini bilmiyordum.Yürüyüş başlamadan...

DEVAMINI OKU

Bab’Aziz: Ruhunu Tefekkür Eden Prens

“Dünyadaki Ruhlar Kadar Tanrı’ya Giden Yol Vardır.” Kazandığı Ödüller Yas ve Ölümün Sufi Yansımaları Nacer Khemir’in “Bab’Aziz: Ruhunu Tefekkür Eden Prens” filmi, yas ve ölüm temalarını Sufi geleneğin derinliklerinden beslenen bir şiirsellikle ele alır. Film, bir dede ile torununun çölün sonsuzluğunda attığı adımlar üzerinden, kaybın ve arayışın evrensel dilini konuşur. Khemir, ölümü bir son değil, ruhun tefekkürle yoğrulduğu bir geçiş ritüeli olarak...

DEVAMINI OKU

Sadece Aşıklar Hayatta Kalır – Bir Jim Jarmusch Filmi

Sadece Aşıklar Hayatta Kalır (Only Lovers Left Alive)Yönetmen: Jim Jarmusch | Yapım Yılı: 2013 | Oyuncular: Tilda Swinton, Tom Hiddleston, Mia Wasikowska, John Hurt | Müzik: Jozef van Wissem & SQÜRL Zaman, Aşk, Ölüm ve Sonsuzluk Jim Jarmusch’un Sadece Aşıklar Hayatta Kalır’ı, ölümsüzlüğün cazibesinden çok, onun yükünü taşır. Vampir mitosu bu kez korku ya da romantizm üzerinden değil; zaman, bellek ve...

DEVAMINI OKU

Vedasızlık

Bir kadın ne zaman anne olur? Evladının varlığını öğrendiğinde mi, onu ilk kez kucağınaaldığı anda mı? Yoksa annelik, çocuğunun büyüme yolculuğuna eşlik ederken anneliğini degeliştirerek oluşturduğun bir şey midir? İren’ in dünyaya geliş ve gidiş yolculuğu, kayıtlara göre, 12 yıl 2 ay 1 gün 2 saat 44 dakikasürdü. (Hastanelerde, reanimasyon işlemi sonlandırıldığında ölüm saati kayıt altınaalınıyormuş. Doğarken dünyaya geldiğimiz anı...

DEVAMINI OKU

OİDİPUS YOLLARDA

“Baba, beni çağırıyorsun sen. İçinden durmadan beni çağırıyorsun.” Belçikalı yazar Henry Bauchau’nun “Oidipus Yollarda” isimli eserini bitirdim az önce. Bilmeden annesiyle evlenen, sonunda gözlerini kör ederek ve krallığından kovularak bedel ödeyen Oidipus’un attığı her adımı hissettim. Bir dilenci gibi davransa da tahta yaraşır gücünü hep hissettirdi Tanrı anlatıcı. Romanın bir yeniden yazım olması, gücünü mitolojiden alması onu daha da ağırlaştırdı...

DEVAMINI OKU

Ölümün Sessizliğinde Hayatın Yankısı:José Saramago ile Bir Varsayımın Peşinde

“Kimse ölmese ne olurdu?” Bu soru, kulağa neredeyse masalsı bir temenni gibi gelebilir ama ya bu dilek gerçekleşseydi? Ölümün olmadığı bir hayat nasıl olurdu? Ya ölüm, bir sabah ortadan kaybolsaydı ve insanlar yaşamaya devam etseydi — ama gerçekten, hiç durmaksızın? Ölüm temalı sevdiğim kitaplar arasında, José Saramago’nun kendine has üslubuyla kaleme aldığı Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş tam da bu...

DEVAMINI OKU

Bazı Sonralar Hiç Gelmez

Bazı sahneler filmden değildir, hayattan alınmıştır. O sahneleri izlerken insan gözünü kırpmadan bakar, çünkü orada bir yere dokunur. Hatırlatır. Sızlatır. Belki geçmiş bir cümleyi. Belki hiç kurulmamış bir ihtimali. “Perfect Days” filminde böyle bir sahne var. Japonya’da tuvalet temizleyerek yaşayan Hirayama, düzenli, sessiz ve tekdüze bir hayata sahiptir. Her gününü aynı saatte uyanarak, aynı kahveyi içerek, aynı ağacın aynı tarafından...

DEVAMINI OKU

Yas: Uzun Bir Veda

Şengül Hablemitoğlu’nun Kitabı Üzerine Kişisel Bir Okuma Yas… Kaybettiklerimize yer açmak, onları içimize sığdırabilmek için kendimizi büyütmek. Prof. Dr. Şengül Hablemitoğlu’nun “Yas: Uzun Bir Veda” adlı kitabını okurken zihnimde en çok bu cümle yankılanmıştı. Pandemi döneminde arka arkaya yaşadığım kayıplar, beni yasın anlamını, evrelerini, hatta faydasını sorgulamaya itti. Yalnız değildim; pek çoğumuz bir şeyleri, birilerini kaybettik. Kimi zaman sevdiklerimizi, yurdumuzu,...

DEVAMINI OKU
Stephen Jenkinson söyleşisi

İyi Bir Ölüm: Stephen Jenkinson ile Söyleşi

Ölüm gibi çoğu kişinin kaçındığı bir konu üzerine tefekkür eden, çalışan, yazan, konuşmalar yapan ve hatta bu konuda bir okulu olan Stephen Jenkinson Leslee Goodman ile yaptığı bu söyleşisinde üzerinde durduğu kültürümüzün ölüm fobisi, atalarımızla olan bağlarımız, niçin ölümün bir son değil armağan olduğuna dair görüşlerini olanca açıklığı ile paylaşıyor. Bizler de sevenleri ve merak edenleri için söyleşiyi Türkçe’ye kazandırmak...

DEVAMINI OKU

Üç Renk: Mavi – Krzysztof Kieślowski

Üç Renk: Mavi, Kieślowski'nin Fransız Devrimi'nin ideallerini simgeleyen üçlemesinin ilk filmidir ve "özgürlük" temasını işler. Ancak bu özgürlük, politik değil; kişisel ve duygusal bir özgürlüktür. Film, Julie'nin (Juliette Binoche) bir trafik kazasında eşi ve kızını kaybetmesinin ardından yaşadığı derin yas sürecini ve bu süreçte kimliğini yeniden inşa etme çabasını anlatır. Julie, geçmişinden ve duygularından kaçmaya çalışırken, müzik ve insan ilişkileri aracılığıyla yeniden hayata tutunmanın yollarını arar. Film, yasın sadece acı değil, aynı zamanda bir dönüşüm süreci olduğunu gösterir.

DEVAMINI OKU