Yas ve ölümü işleyen, araştıran sanat ve edebiyat eserleri

SANATTA YAS ve ÖLÜM Kategorisindeki Tüm Yazılar

Bab’Aziz: Ruhunu Tefekkür Eden Prens

“Dünyadaki Ruhlar Kadar Tanrı’ya Giden Yol Vardır.” Kazandığı Ödüller Yas ve Ölümün Sufi Yansımaları Nacer Khemir’in “Bab’Aziz: Ruhunu Tefekkür Eden Prens” filmi, yas ve ölüm temalarını Sufi geleneğin derinliklerinden beslenen bir şiirsellikle ele alır. Film, bir dede ile torununun çölün sonsuzluğunda attığı adımlar üzerinden, kaybın ve arayışın evrensel dilini konuşur. Khemir, ölümü bir son değil, ruhun tefekkürle yoğrulduğu bir geçiş ritüeli olarak...

DEVAMINI OKU

TÜNEL

Günlerdir yürüyormuşum gibi bir sızlama tabanlarımda. Halbuki yarım saat anca olmuştur.  Zınk dedi durdu koca demir. Doğru dürüst bakım yapmıyorlar işte. İki istasyon arası, kaç kilometredir ki, bir mahalleden ötekine? Belki de beş dakika bile geçmedi yaya kalalı.     Epeydir zaman benimle dalga geçmekte.  Benim de onunla işim yok zaten. Takvim yaprakları üşüyerek düşüyor. Geveze saatin tik-tak tekerlemesi sustu. Akrebi beni...

DEVAMINI OKU

Sadece Aşıklar Hayatta Kalır – Bir Jim Jarmusch Filmi

Sadece Aşıklar Hayatta Kalır (Only Lovers Left Alive)Yönetmen: Jim Jarmusch | Yapım Yılı: 2013 | Oyuncular: Tilda Swinton, Tom Hiddleston, Mia Wasikowska, John Hurt | Müzik: Jozef van Wissem & SQÜRL Zaman, Aşk, Ölüm ve Sonsuzluk Jim Jarmusch’un Sadece Aşıklar Hayatta Kalır’ı, ölümsüzlüğün cazibesinden çok, onun yükünü taşır. Vampir mitosu bu kez korku ya da romantizm üzerinden değil; zaman, bellek ve...

DEVAMINI OKU

Vedasızlık

Bir kadın ne zaman anne olur? Evladının varlığını öğrendiğinde mi, onu ilk kez kucağınaaldığı anda mı? Yoksa annelik, çocuğunun büyüme yolculuğuna eşlik ederken anneliğini degeliştirerek oluşturduğun bir şey midir? İren’ in dünyaya geliş ve gidiş yolculuğu, kayıtlara göre, 12 yıl 2 ay 1 gün 2 saat 44 dakikasürdü. (Hastanelerde, reanimasyon işlemi sonlandırıldığında ölüm saati kayıt altınaalınıyormuş. Doğarken dünyaya geldiğimiz anı...

DEVAMINI OKU

OİDİPUS YOLLARDA

“Baba, beni çağırıyorsun sen. İçinden durmadan beni çağırıyorsun.” Belçikalı yazar Henry Bauchau’nun “Oidipus Yollarda” isimli eserini bitirdim az önce. Bilmeden annesiyle evlenen, sonunda gözlerini kör ederek ve krallığından kovularak bedel ödeyen Oidipus’un attığı her adımı hissettim. Bir dilenci gibi davransa da tahta yaraşır gücünü hep hissettirdi Tanrı anlatıcı. Romanın bir yeniden yazım olması, gücünü mitolojiden alması onu daha da ağırlaştırdı...

DEVAMINI OKU

Ölümün Sessizliğinde Hayatın Yankısı:José Saramago ile Bir Varsayımın Peşinde

“Kimse ölmese ne olurdu?” Bu soru, kulağa neredeyse masalsı bir temenni gibi gelebilir ama ya bu dilek gerçekleşseydi? Ölümün olmadığı bir hayat nasıl olurdu? Ya ölüm, bir sabah ortadan kaybolsaydı ve insanlar yaşamaya devam etseydi — ama gerçekten, hiç durmaksızın? Ölüm temalı sevdiğim kitaplar arasında, José Saramago’nun kendine has üslubuyla kaleme aldığı Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş tam da bu...

DEVAMINI OKU

Çarpışan Nesneler

Ceviz kıracağı ve çaydanlık. İkisini de babasının ölümünden sonra kullanmaya başladı Ahu, daha doğrusu kullanmak zorunda kaldı. Annesi memleketten kabuklu ceviz getirmişti son ziyaretinde, o da bu vesileyle ceviz kıracağını kullanır oldu. Su ısıtıcısı yakın zamanda bozulunca çaydanlığı dolaptan çıkarmıştı. Neydi, çay ateş görecek! Haklıydı babası, gerçekten de çay ateş görünce daha da lezzetli oluyordu. Kırdığı cevizlerin yanına bir de...

DEVAMINI OKU

EĞER

Gözlerimi yumduğumda bile bakışının hatırası karanlığımı hâlâ aydınlatıyorsa Telefon edip “nasılsın?” dediğimde, “sesini duydum, daha iyi oldum kuzum,” dediğini bir kerecik daha işitmek istiyorsam Oğullarımın bir gülüşünde, bir bakışında her gün senden izler görüyorsam Başım dara düştüğünde şimdi babam olsa nasıl bir çıkış yolu bulurdu acaba diye kendime defalarca soruyorsam Her güzel günde, ne yaparsam yapayım, hep eksik kalıyorsam Kaybın,...

DEVAMINI OKU

Kaymak Taşı

Didem’in Pulbiber Mahallesi’nde,  kaymak taşı elimde bakıp duruyorum eski evimize.  Babam öldü biliyorum  zümrüt gözleri toprağa karıştı sanki avuçlarımda babamı tutuyorum. O kaymak taş ki en sevdiğim imge öptüm kokladım sakladım. O kaymak taş ki en sevdiğim imge. Babam şimdi nerede,  öldüğüne inanmıyorum.  Didem’in Pulbiber Mahallesi’nde belki de Annen nerede diye soruyor  artık duyulmayan bir sesle. Kaymak taşı elimde bakıp duruyorum...

DEVAMINI OKU

Kundaktan Beşiğe, Tabuttan Toprağa

Kuşlara bakıyorum. Havada süzülen turuncu ayaklı kuş balkonun demirine konuyor. Bana mı bakıyor? Masadan kalkıyorum daha iyi görebilmek için. Hızlıca süzülüp gözden kayboluyor. Masaya geri dönüyorum. Yaşadığım ev on beşinci katta. Bulutlar griye çalıyor. Hava soğuk. Yazarken kahvem ılıdı. Yenisini demlemeye üşeniyorum. Salona bakıyorum. İkinci el eşyalarımız “kırılgan.” Anneannemden kalma orman desenli tabakları çok seviyorum. Geçen kış hayattaydı anneannem. Haftada...

DEVAMINI OKU