Farklı toplum ve kültürlerin ölüme ve yasa yaklaşımına dair kaynaklar

YAS ve ÖLÜM BİLGELİĞİ Kategorisindeki Tüm Yazılar

Ölüme Tasavvufi Bir Bakış – Kerim Güç

Bir Hatırlama: Ölüm Yolculuğun Başlangıcıdır. Tasavvufun ölüm anlayışı, maddeye sıkışmış modern insanın unuttuğu bir hatırlatma gibidir: Ölüm bir yokluk değil, ilahiyle başlayan yolculuğun tamamlanmasıdır. Mutasavvıf bir aileden gelen Kerim Güç, söyleşisinde hem kendi deneyimlerinden hem de tasavvufi gelenekten süzülen bu anlayışı derin bir içsel çerçeveyle aktarıyor. Mevlânâ’nın “Şeb-i arûz” kavramıyla şekillenen bu bakış, ölümü bir ayrılık değil, sevgiliyle kavuşma anı...

DEVAMINI OKU

Babalar gidince

Çok sevdiğim arkadaşım Nazlı babasını kaybetti. Uzaktan acısını yaşamasını, güçlü kalemi ile ilgili yas sürecinde yazdıklarını ve iç döküşlerini okuyorum. Okudukça babam düşüyor aklıma. Öldüğünde, bin dokuz yüz seksen darbesinin üzerinden dört yıl geçmişti ve 48 yaşındaydı babam. 15 yıldır da birinin oğluydum; yani ruhen hala oğluyum ama artık babam öldüğü için kimseyi baba olarak çağıramayacağım diye geçirmiştim içimden. Yanılmışım…...

DEVAMINI OKU

Yasın Öğrettikleri

Kırk bir yıl olmuş babam gideli… O zamanlar on beş yaşındaydım. İlk kez o zaman gerçekten hissettim ölümün ne demek olduğunu, kalbe nasıl saplandığını. Şimdi ellili yaşlarımın ortasındayım. Bu süreçte nice sevdiklerimi uğurladım. Her kayıpla birlikte, yasın farklı yüzlerini gördüm. Bilmediğim yönlerini öğrendim, kimi zaman susarak, kimi zaman içimden ağlayarak. Her sevdiğim birini kaybettiğimde, “ölüm” diyemedim. Veda belki, hasret, gurbet…...

DEVAMINI OKU
Stephen Jenkinson söyleşisi

İyi Bir Ölüm: Stephen Jenkinson ile Söyleşi

Ölüm gibi çoğu kişinin kaçındığı bir konu üzerine tefekkür eden, çalışan, yazan, konuşmalar yapan ve hatta bu konuda bir okulu olan Stephen Jenkinson Leslee Goodman ile yaptığı bu söyleşisinde üzerinde durduğu kültürümüzün ölüm fobisi, atalarımızla olan bağlarımız, niçin ölümün bir son değil armağan olduğuna dair görüşlerini olanca açıklığı ile paylaşıyor. Bizler de sevenleri ve merak edenleri için söyleşiyi Türkçe’ye kazandırmak...

DEVAMINI OKU

Yasın Sessiz Altıncı Evresi: Anlam

Hayat bazen bütün sözcükleri unutturur. Bir sesin artık duyulmadığı, bir kapının asla açılmayacağı o an… İçimizde kalan, boşluk değil, derin bir yankıdır. Yas da tam burada başlar: o yankının peşine düşmekle. Kaybın ardından yalnızca acı değil, anlam da kalır bize. Peki o anlam, tam olarak nedir? İsviçreli psikiyatrist Elisabeth Kübler-Ross 1969’da yayımlanan “Ölüm ve Ölmek Üzerine” adlı kitabında, hastalara ölüm teşhisi konduğunda hangi...

DEVAMINI OKU

Yaşamak İçin Bir Dut Yeter mi? – Kirazın Tadı Üzerine

Yas ve Ölüm Bilgeliği Platformu’nun Instagram hikâyesinde paylaşılan dizi, film ve belgesel önerileri arasında gezinirken, Abbas Kiarostami’nin Altın Palmiyeli başyapıtı Kirazın Tadı (Ta’m e Guilass) aklıma geldi. Bu film, yaşam, ölüm ve varoluş üzerine sinema tarihinin zarif ve derinlikli anlatılarından biridir. Sessiz, yalın ama çok şey söyleyen bir dille, insanın en temel sorularını perdeye taşır. Film, intiharı düşünen bir adamın, -kendisini gömecek...

DEVAMINI OKU

Geleceğin Yası

Sevdiği birini kaybettiğinde, sadece kaybının mı yasını tutar insan? Yoksa, kaybıyla birlikte yitip giden gelecek hayallerinin de mi? Yas, sevilen birinin ölümünün ardından içsel bir deprem yaşayarak benliğinin alt üst olması değil mi? Akışını kontrol edemediğimiz bir hayatın içinde kalmıyor muyuz sevdiğimizi uğurladıktan sonra? O halde, onsuz, içinde bulunduğumuz hayatımızın da yasını tutmaz mıyız?  Kişisel yasımın bu evresinde gelecekle mücadele...

DEVAMINI OKU

Yas ve Ölüm Festivali Üzerine

Dün bir festivale katıldım. “Yas ve Ölüm Festivali.” “Yas ve ölüm” sözcükleri “festival” sözcüğü ile tezat oluşturuyor ilk bakışta, değil mi? Bu sözcükler nasıl bir araya gelebilir demeyin. “Festival” TDK’ da “şenlik” olarak tanımlanıyor. Ancak, ikinci tanımı ile, “dönemi, yapıldığı çevre, katılanların sayısı veya niteliği programla belirtilen ve özel önemi olan gösteri” olarak ele alındığında bu tezat duran sözcükler aynı...

DEVAMINI OKU

Zamanında Söylenmemiş Sözler

Birinci Mektup “Galiba biz, babacığım, birbirimizi hep böyle anlamadan sevdik.” Oğuz Atay Bugün sen öleli dört ayı geçti baba. Duygularım rahat huzur vermiyor bana. Zamanında söyleyemediğim şeyler yakama yapıştı. Hiç anlaşamazdık biz. Önce bu gerçeği kabul edelim. Yine de seni çok düşünüyorum. Bir deri bir kemiğe dönmüş halin gözümün önünden gitmiyor. Sol kolunun ve o güzel ellerinin bir balon gibi...

DEVAMINI OKU

Bir Varız, Bir Yokuz

“Çocukluğumuzdan Beri “Bir “Varmış” Bir “Yokmuş”” Deriz, Ama “Varmış”ı Beynimize Kazırken “Yokmuş”u Yok Varsayarız, Yaşam Sanki “Varmış”larla Doluymuş Gibi. Oysa Yaşam; “Var”larla, “Yok”larla Doludur, Oysa Biz Bile, Bir Varız, Bir Yokuz…” Yukarıda ki paragraf sevgili Mehmet Refik Yücel’e ait. Notlarım arasında karşıma çıkınca dönüp dönüp tekrar okudum. Yaşam sanki varmışlarla doluymuş ve hiç ölmeyecekmiş gibi yaşayıp duruyoruz? Yaşamın en büyük...

DEVAMINI OKU