Eşik’teki öyküler, eşikte duranların ve eşikten geçenlerin öyküleri

ÖYKÜ Kategorisindeki Tüm Yazılar

Ayna

Bazen aynaya bakıyorum, benden bir bok olur mu diye. Bazense aynada gözlerime bile bakamıyorum, kaçırıyorum. Utanç dolu ve hüzünlü, artık kırışmış. Yaşlanmış göğsümdeki ağarmış kıllara bakıyorum. Daha aşağıda hafif göbek. Biraz daha sarkmasına var henüz. Ölmek için genç, devam edebilmek için yaşlıyım. Sabah erken. Tıraş olacağım, her sabah yaptığım gibi. Artık hazırlanacağım bir işim yok ama yine de her sabah...

DEVAMINI OKU

Son Kalan Yaprak

        “Sonbahar değil, dirençlerimiz üşütüyor içimizi.”  Lodos ya, İstanbul hep yanar!  Göğün rengi, şeftaliden kızıla doğru çalarken derin bir hüzün kapladı kadının içini. Sonbaharın son günleriydi. Eskimeye yüz tutmuş bordo kadife kanepenin uyuşukluğuna bırakıverdi kendini. Ne çocukların okuldan eve dönerkenki neşesi, ne de arabaların sabırsız korna sesi ilgilendiriyordu onu. Bahçedeki akçaağaca tutunup kalmış olan tek yaprağa uzun uzun baktı. Yaprak onu...

DEVAMINI OKU

Mavi Saz

(Mavi Saz, Eskişehir Sanat Derneği 3.Kral Midas Öykü Yarışması’nda ikinciliğe layık görülmüştür.) Üsküdar’da iki katlı, ahşap bir ev vardı. Erimeyen çikolatadan yapmışlardı. Mutfağı koruya bakardı. Bahçesinde mor ortancalar açardı. Dedesi kraldı, anneannesi kraliçe. Nalân’ı çok severdi ikisi de. Evin iki kapısı vardı. Büyülüydü arka kapı. Oyun oynadığı sokağa açılırdı. Yandaki evde sütçünün kızı otururdu. Ceylan. Onunla gizli işler yaptılar. Çiğ...

DEVAMINI OKU