Gitmek ve kalmak
arasında
bir saniyesi zamanın
bir teli saçının
ya da eşiği kapının
yoktu...
Sağanak yağmur
vardı.
Binlerce teline değer saçlarının
ıslatır
ferahlatır
üşütür
öyle düşerdi yerküreye.
Arasında
gitmek ve kalmanın
ıslak, ferah, üşümüş
saçların vardı...
Yazan:
Sezin, 1984 yılında Ordu’da doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Ordu’da tamamladıktan sonra, 2002 yılında Boğaziçi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Fen Bilgisi Öğretmenliği bölümünde üniversite hayatına başladı. Üniversite eğitimine kadar olan süreçte, resimden, müzikten, danstan ve yazmaktan aldığı keyif ve bunlara harcadığı zaman düşünülünce, nasıl fen bilgisi öğretmenliği okuduğu hala tartışılabilir. Diğer taraftan, bir çocuğun büyülü dünyasına ve doğaya olan hayranlığına bakılınca, bu tercihin Sezin’i hayran olduklarına yaklaştırdığı da görülebilir. İçinde bulunduğu duruma kendini adama haliyle, severek mesleğini icra etmiş, 13 yıl boyunca gerek ulusal gerek uluslararası okullarda fen bilgisi öğretmenliği yapmıştır. Öğrendiği ilk yıllardan itibaren yazmak, hayatının seyrini tutma ve kendine kendini anlatma aracı olarak günlerine eşlik etmiştir. Hayatı, tüm sürprizleri ve belirsizlikleriyle yaşamaya yaklaştıran pandemi ile mesleğine ara vermiş, kalbi nerede daha canlı atıyorsa oraya yöneldiği bir akışa teslim olmuştur. Zamanla yazmak, kendine kendini anlatmanın yanında, dünyasını okura da açma yolculuğuna evrilmiştir. Bir süredir, yolculuğunu paylaşmak ve birlikte çoğalmak amacıyla, yazmanın, çizmenin, şiirlerin ve masalların harmanlandığı kadın çemberlerinde kolaylaştırıcılık yapmakta, kadınlarla yolda olmanın keyfini tatmaktadır.
İlginizi Çekecek Diğer Yazılar
Kırk bir yıl olmuş babam gideli… O zamanlar on beş yaşındaydım. İlk kez o zaman gerçekten hissettim ölümün ne demek olduğunu, kalbe nasıl saplandığını. Şimdi ellili yaşlarımın ortasındayım. Bu süreçte nice sevdiklerimi uğurladım. Her kayıpla birlikte, yasın farklı yüzlerini gördüm....
DEVAMINI OKU
Nokta Haber Yorum’da yaşam, Eşik Dergisinde de ölüm hakkında yazılar kaleme alıyorum. İkisinin de birbirinden pek farkı yok aslında. Ölüm yaşamın diğer yüzü. Kabul edelim soğuk ve makyajsız tarafı. Kabullenmekte zorlansak da ölüm, yaşam döngüsünün kaçınılmaz bir parçası ve Aziz...
DEVAMINI OKU
-Bugün benim doğum günüm, saklanmayacağım. Zirâ faydası yok ne doğuma ne ölüme. Dirilmesi gereken dirilir. Gövermek de çürümek de yaşamdır. ”Nisan en zâlim aydır, gövertir Leylakları ölü toprakta, yoğurur Anılarla istekleri, uyarır Uyuşuk kökleri, bahar yağmuruyla” dizeleri ile başlamış, Çorak...
DEVAMINI OKU
İlginizi Çekecek Diğer Yazılar (AI)
Kırk bir yıl olmuş babam gideli… O zamanlar on beş yaşındaydım. İlk kez o zaman gerçekten hissettim ölümün ne demek olduğunu, kalbe nasıl saplandığını. Şimdi ellili yaşlarımın ortasındayım. Bu süreçte nice sevdiklerimi uğurladım. Her kayıpla birlikte, yasın farklı yüzlerini gördüm....
DEVAMINI OKU
Nokta Haber Yorum’da yaşam, Eşik Dergisinde de ölüm hakkında yazılar kaleme alıyorum. İkisinin de birbirinden pek farkı yok aslında. Ölüm yaşamın diğer yüzü. Kabul edelim soğuk ve makyajsız tarafı. Kabullenmekte zorlansak da ölüm, yaşam döngüsünün kaçınılmaz bir parçası ve Aziz...
DEVAMINI OKU
-Bugün benim doğum günüm, saklanmayacağım. Zirâ faydası yok ne doğuma ne ölüme. Dirilmesi gereken dirilir. Gövermek de çürümek de yaşamdır. ”Nisan en zâlim aydır, gövertir Leylakları ölü toprakta, yoğurur Anılarla istekleri, uyarır Uyuşuk kökleri, bahar yağmuruyla” dizeleri ile başlamış, Çorak...
DEVAMINI OKU