Ali

,

| 17/08/2022

Yazan: Gülfer Öztürk Özcan

Gülfer Öztürk Özcan’ın küçük kardeşi Ali, 17 Ağustos depreminde görev başında şehit olmuştur. Aşağıdaki özlem yüklü yazıyı bugün paylaşarak, 17 Ağustos depreminde ölenlere rahmet, yakınlarına sabır diliyoruz.

Biz aslında çok iyi kafadarmışız Ali… 23 yıl sonra adını söyleyebiliyor ve yazabiliyorum artık. Meğer ne çok özlemişim adını söylemeyi, bunu kendime neden yapmışım? Bu güzel adı anmayarak, kendimi nasıl da cezalandırmışım yıllardır!

Ali! Ali! Ali!

Ne diyordum?  Evet biz çok kafadarmışız seninle, neden mi? Düşünsene aramızda iki yaş var, sen belki 9 ben de 11 yaşlarında iki çocuk, küçük bir kayık büyüklüğünde bir alanı, küçücük elleriyle kazıp, sonra da kazdıkları toprağı atıp, bir de üstelik şekil verip kayık yapmıştır. Biz yaptık, sonra da iki koca dal parçasıyla, deniz olmayan bir şehirde hayal gücümüzle, beden gücümüzle kürek çektik Ali.  Ali’m. Şimdi denizi hiç sevmiyorum, nedenini sen biliyorsun.

Sonra sen şiir gibi bir delikanlı oldun. Şiir yazan erkekler hep mi ceket sever diye düşünürüm. Bu hayattan seninle aynı yaşta ayrılan, hem şiir yazıp hem de ceket giyen Kazım Koyuncu gibi senin de ceket merakın vardı. O günlere göre çok farklı, marjinal diyebileceğim ceketler giyerdin, bir tarzın vardı ki, hayata karşı da bir tavrın…

Şiir yazdığını bilirdim ama yerel dergi ve gazetelerde yayımlandığını sen gittikten sonra öğrendim. Benim şiir defterime bir şiir yazmıştın onu araştırıyorum alıntı mı, hangi şaire ait diye ama bulamadım kimin yazdığını, belki onu da sen yazmıştın. Defter bu ya, yırtılır kaybolur diye o sayfayı kestim yıllar önce, fotoğrafının bir köşesine koyup çerçevelettim.

Ablam anlatıyordur belki sana bunları. Daha bu sonbahar, kış ve ilkbaharı birlikte geçirdik onunla, ona seninle yaptığımız yaramazlıkları da anlattım, dinlerken  hani bir gülüşü var çok sevimli ama kontrollü; işte öyle güldü bize. Gerçi sen bu gülüşü bilmezsin, senin olduğun zamanlarda meşhur kahkahaları vardı çok güzel gülerdi  onu bilirsin, sonra gülüşü soldu hiç öyle gülmedi bir daha. Zaten o eski günlerdeki gibi olmadı hiç bir şey. Ve  nihayet sana kavuştu. Senin yerine o gitmeyi çok istemişti. Babamı da çok özlüyordu. Şimdi bir aradasınız.  Bizim de vaktimiz dolunca geleceğimiz yer orası. Işıklar içinde uyuyun canım küçük kardeşim. Ali’m!

Gülfer Öztürk Özcan


Yazan:

Nazlı Akın

1975 yılında İstanbul’da doğdum. 2020’den beri öykü atölyelerinde yazıyorum, derin okuma atölyelerinde nitelikli okur olmaya çalışıyorum. Edebiyat dergilerinde öykülerim, şiirlerim yayımlanıyor. (Varlık Dergisi, Ot Dergi, Tabure, İshak Edebiyat, Edebiyatist, Öykü Gazetesi, Oggito) “Bana Benzeme Sakın” isimli öyküm, 2025 Çukurova Öykü Yarışması’nda ikinciliğe layık görüldü. “Kül” isimli öyküm, 2024 Seyhan Livaneli Öykü Yarışması’nda mansiyon ödülüne layık görüldü. “Çocukluk Çıkmazı” isimli öyküm, 2024 Asonans Dergi Podcast Öykü Yarışması’nda birinciliğe layık görüldü. “Akide Şekeri” isimli öyküm, 2024 Ayşe Şengöz Öykü Yarışması’nda birinciliğe layık görüldü. “Nalân Roman” isimli öyküm, Oğuz Atay Öykü Ödülleri (2024) sonucunda hazırlanan seçkide yer almaya değer görüldü. “Mavi Saz” isimli öyküm, 3. Eskişehir Kral Midas Öykü Yarışması’nda ikinciliğe layık görüldü. “Havada Sümbül Kokusu” isimli öyküm, Luna Yayınları Öykü ve Küçürek Öykü Yarışması’nda mansiyon ödülüne layık görüldü. “Kurumuş Çiçekler” isimli öyküm, 8. Cumba Edebiyat Yarışması’nda dördüncülüğe layık görüldü.

İlginizi Çekecek Diğer Yazılar

İlginizi Çekecek Diğer Yazılar (AI)