Yas ve ölüme ilişkin köşe yazıları, denemeler, blog yazıları, kişisel deneyimler

DENEME Kategorisindeki Tüm Yazılar

Öpüşen Periler – Müjdeci Kuşlar Ve Ateş Dağıtan Cinler Aşkına, İlk Cemre Kut Ola!

Babaannem derdi ki: ‘’Cimre düştü havaya, daha sürmez bu ayaz.’’ Bugün Cemre düştü havaya, daha sürmez değil mi bu ayaz? Gaia, yine bir üçlemeyle okşuyor saçlarımızı. ‘’Bu döngünde de geçirdin zemheri kışını’’ diyor. ‘’Bugün havana, sonra suyuna ve sonra toprağına düşüreceğim ateşimi’’ Arapça kökenli olan Cemre ‘’kor halindeki ateş’’ demekmiş. Türk edebiyatında ve tasavvufta ‘’arınmak, yeniden doğmak’’ olarak kullanılmış. Birazdan...

DEVAMINI OKU

Ölümle Dans

Yazan: Hakan Akın Ölümle ilk dansımı bir yaşındayken yapmışım. Ateşim çok yükselmiş, hastaneye götürmüşler, komaya girmişim penisilin iğnesi yapılınca. Alerjim varmış penisiline! Buz dolu bir küvete sokmuşlar beni. Yıl 1967! Rus’lar gibi, soğuk suya girme geleneğini tecrübe etmişim. Geri dönmüşüm hayata buzlu suyla. Bu su macerasını o kadar sevmişim ki, yedi yaşında Ankara Kuğulu Park’ta oynarken havuza düşmüşüm, boğulmaktan son...

DEVAMINI OKU

Yas

Yaşamaya alışmaya çalışıyorum. Bir kabrin içerisindeyim ya da bir labirentin. Koşuyorum, koşuyorum, koşuyorum. Her yer karanlık. Karanlığın dilini, duvarları yoklayarak anlamaya çalışıyorum. Hepsi benzer. Hepsi aynı karanlığı içeriyor. Nereden başladım ve nereye vardım ayırt edemiyorum. Bir kabrin içerisinde bağırdıkça toprak doluyor her yerime. Yeniden yeşermek için mi? Ben tohum muyum? Kimse yok. Kimse yok. Kimse yok. Herkesin neşesi ve koşuşturması...

DEVAMINI OKU

Erdemli Olmak Neden Kötüdür?

Erdemli olmak kötü değildir tabii.  Bilerek, dikkatinizi çekmek için bu oksimoronla başlamayı seçtim. Asıl söylemeye çalıştığım, erdemli olmaya çalışmak çok harika bir şey değil. Aslında herhangi bir şey olmaya çalışmak sıkıntılı. Yani henüz olmadığımız bir şey olmaya çalışma, -mış gibi yapma, kendimizi türlü hallere sokmak için baskılama, bastırma, eğip bükme. TDK erdemi şöyle açıklamış: 1. İsim. Ahlakın övdüğü iyi olma,...

DEVAMINI OKU

Eserleriyle Ölümsüzlüğe, Olumsuz Telkin İle de Ölüme

Wolfgang Amadeus Mozart (1756 – 1791) Mozart 35 yaşına bastığında ölüm korkusu bütün benliğini sarmıştı. Son günlerinin yaklaştığını hissediyor ve her şeye rağmen dünyadan ebediyen ayrılmak fikri onu perişan ediyordu. Ellerini şakağına dayamış otururken kapı çalındı. Baştan aşağı siyahlar giymiş yüzü maskeli bir adam içeri girdi. Adını veremeyeceği çok meşhur bir şahıs için bir cenaze marşı bestelemesini rica etti. Mozart...

DEVAMINI OKU

Angutun Aşkı Büyük Olur

Ülkemizde avı yasaktır angutun. Öyle olmasaydı bile avcıların eli tüfeğe uzanmaz angutu görünce. Efsane nedeniyle belki de… Ya da angutun derin aşkına saygıdandır, kimbilir? Angutun eşi vurulduğunda, ürkek doğasına karşı gelip o canını teslim edene dek bekler yanında eşi. Küçük gözlerini eşinin gözlerine dikip son saniyeye kadar bakar, bakar. Avcılar gelse de diğer hayvanlar saldırsa da kendisini unutup orada; eşinin...

DEVAMINI OKU

Bir ayrılık, bir yoksulluk, bir ölüm

“Türkü geçmişten gelir. Çok derinlerdeki, çok eskilerdeki geçmişten. Türküler, köklerimizden ruhumuza vuran izlerdir. Nasıl yaşamış olduğumuzun, nasıl yaşamakta olduğumuzun işareti vardır onlarda. Yakıldığı tarihten, yakıldığı yerlerden çok uzaklara taşınmış olabilirler. Türkü yakmak Türk’ün yeryüzüne iz bırakma çabasıdır. Türkü yakılarak, geçmişten geleceğe ışık yakılır, türkünün çok eski geçmişten, yaşamın derin köklerinden gelen çağrısını duymadan türkülü insan olamazsınız.” Ahmet İnam Türkü severim,...

DEVAMINI OKU

Yedi Yıldızlı Yaslar

“Kalbi kırık yaşamayı bilmek diye bir şey var. Kalp kırıklığını ya da Istırabı ne tedavi edebilirsiniz, ne yönetebilirsiniz, ne zapt edebilirsiniz ne de olduğundan ya da olması gerektiğinden daha az hale getirebilirsiniz. Onlara yer açabilirsiniz, tıpkı hayatta umduğunuz, faydalandığınız, onayladığınız şeylere yer açtığınız gibi.  Onlara yer açmak demek, insan kederini, tıpkı yemek vakti kapınızda beliren beklenmedik bir misafir gibi sofraya...

DEVAMINI OKU

Tuzsuz Deli Bekir

“İçlenmek” bir sanattır, şairin dediği gibi. Acı çekmek de sanattır. İnsan olma sanatının yollarından biridir. Babam ki, ustaydı bu sanatta. Babam, o zamanlar kırklı yaşlarının sonlarında –bence çok yakışıklı- bir polisti. İnsanları ürkütmemeye çalışsa da başarılı olamayan, o dönemlerde sırf yaptığı işle bile insanları ürküten babamı, Tuzsuz Deli Bekir diye çağırırlardı. Tuzsuzluğu ve deliliği nereden geliyordu bilemiyordum. Sert görünüşlü ama...

DEVAMINI OKU

Ölüm

“Hayatın ne olduğunu bilmedikten sonra, ölümün ne olduğunu sana nasıl anlatabilirim?” Konfüçyüs Talebelerinden biri Konfüçyüs’e: “Hocam ölüm nedir?” diye sormuş. Büyük alim: “Hayatın ne olduğunu bilmedikten sonra, ölümün ne olduğunu sana nasıl anlatabilirim?” demiş. Bana da sorarsanız yaşam gibi ölüm de bir mucize. Belki de sırf o yüzden çok okumalı, çok gezmeli, çok sevmeli, çok gülmeli, iyilikler, güzellikler ve neşe...

DEVAMINI OKU