Ölümün Ötesi

,

| 18/11/2021

Ölümün ötesinde ne var bilmiyorum ve konuşmak istemiyorum.

Çünkü benim neyi bilip bilmediğimin ötesinde, öncelikle konuşulması gereken şey “orası” değil, “burası”.

Sonrası değil, şimdi.

Ölümün ne olduğunu, benden ne istediğini veya benim ondan ne beklemem gerektiğini “burada”, henüz nefes alırken anlamaya çalışıyorum.

Ölüm ötesi yaşam var mı?

Ölümü atın.

Ötesini atın.

Yaşam var mı? Önce ona bakın.

Hayatınızda yeterince yaşam var mı? Ya da nefes alıp vermenin ötesinde yaşamınızda ne var?

Çünkü “yaşam” içinize ölmeden önce girmiyorsa, öldükten sonra da girmemesi muhtemel.

Nasıl yaşıyorsak öyle ölüyoruz diyorum ya hep.

Amacım ölümle ilgili her konuşmamı yaşamla süslemek değil.

Çünkü yaşamın kendisi süslü değil.

Hani belgesellerde gördüğümüz aslanların o güzelim yavru hayvanları yakalayıp canlı canlı yeme halleri, ölünce daldan yere düşen ve oracıkta çürüyen yavru kuşlar, hastayken kontrolsüz çıkardığımız dışkılar, kokulu kusmuklar, yaslarımız, kederlerimiz ve kayıplarımız da yaşam. Süs neresinde bunun?

İnanmayacaksınız ama vallahi ölüm de yaşam.

Ölümü, sadece ölüm sonrası yaşama bağlayıp oradan devam etmek,

Işıkla buluşacaksınız, yok olmayacaksınız, her şey zaten bir enerji demek öyle kolay ki.

Ve bence ölümü konuşuyor maskesi altında hala ölümden kaçınmanın en popüler yolu.

Ölümü konuşuyor olmak, önce yaşamın hiçte süslü olmayan taraflarının, sonra da buradaki fiziksel bedenimizle ve sahip olduğumuz tüm ilişkiler ağıyla bir gün (belki yarın) vedalaşacağımızın kabulünden başlıyor. Bu yalın gerçeğin sonuna/arkasına başka bir şey eklemeden sadece onunla kalabilme kapasitemiz bizi de sahici yapıyor. Yaşamın kendisi gibi.

Ölümü böylesine bilince yaşam daha farklı yaşanıyor.

Yaşam daha farklı yaşanınca daha bilge ölünüyor.

Yazının devamını okumak için buraya tıklayın.

Fotoğraf: Cesar Couto


Anadolu topraklarının çeşitliliğini yansıtan bir ailenin üçüncü kızı olarak 1971 yılında Ankara’da dünyaya geldi. Kendini hatırladığı andan itibaren kutsalın anlamı, insan olmanın bilgeliği ve yaşamın döngüleri üzerinde tefekkür ediyor. Hacettepe Üniversitesi İşletme Bölümü Mezunu ve yas üzerine Psikolojik Danışmanlık okuyor. 2018 yılında aldığı ilk Ölüm Doulası (Ölüm Eşlikçiliği) eğitiminden itibaren ölüm ve yas konularıyla ilgili çalışıyor. Yas ve ölüm alanına hizmet ederken niyeti, kederi ortadan kaldırmadan karşıdaki kişinin duygusal gerçekliğinin ne olduğunu duymaya çalışmak. Bunu tarif edecek kelimelerle buluşmak için alana sembol, metafor, ağıt, dans, şiir veya hikayeler çağırmak, böylelikle acının içinden onu bizlere iletecek görüntüleri, kelimeleri veya hareketleri bulmak. Kişisel olarak, ölüm ve yasın ömür boyu çırağı olacağı gerçeğine ve yolumuza devam etme gücünü kendi yas dağarcığımızın söyledikleriyle bulacağımıza gönülden inanıyor.

İlginizi Çekecek Diğer Yazılar

İlginizi Çekecek Diğer Yazılar (AI)