ANLIK
“Ölümü nasıl karşılamalıyım?” sorusu dikkatimi çekti bir metnin içinde. Metinde ona yakın soru vardı. İlk önce özellikle bu soruyu görmezden gelmek istedim. İç sesim susmadı tabii. Nasıl yani dedim içimden! Misafir mi bu, karşılayalım o zaman! Aldım elime kalemi yazmaya başladım. Bakalım neler fışkıracaktı bu sesin içinden. Karşılamak kelimesine takılmıştım. Zihnim bu kelimeyi sadece misafir, sevdiğin birini karşılama ile eşleştiriyordu....
DEVAMINI OKU
