Gerçekleri Bana Masalı Çocuğa

Yazabilsem rahatlayacağım İçimde patlamamış mısır taneleri gibi birikmeyecek bu acılar Şehir umuda hasret. Kendimi aradan çıkarsam gerçekle kavuşacağım. Kullanılmayan nesneler gibi birikmeyecek içimde bu acılar. Şehir ağaca hasret. Kendimi aradan çıkarsam ormanla kavuşacağım. Yazabilsem rahatlayacağım.  Bir yazabilsem. Rahatlayacağım. Bu gece sana kalksın bütün kadehler ölüm Çocukluk aşkım Unutamadığım sevgilim Sırtımı okşamayı bırak artık Yüzüme bak Konuş benimle Çek gölgeni çocuk...

DEVAMINI OKU

Kalçaları Gülümseyen Kadınlar

Siz hiç, bir erkeğe beyaz don giydiği hatta denizde o donla yüzdüğü için yaptırımlar uygulandığını gördünüz mü? Ahlak kuralları sadece kadınları mı bağlıyor? Genç kızlığım boyunca erkeklerle konuşmam yasaktı! Şimdi düşünüyorum da bedenimin içinde rahat olmakla ilgili bütün sorunlarım, fibromiyalji, çektiğim korkunç kas ağrıları bana o yıllardan miras kaldı. Bedenlerimizin aynı zamanda bir “haz kapısı” olduğunu unutturmak için elinden geleni...

DEVAMINI OKU

14 Şubat Dünya Öykü Günü

“Öykü bizi bir şeye maruz bırakır, gerçekliği çarpıtmanın kısa yoludur.” Susan Lohafer Öykü okurken genellikle yoğun ve abartılı bir şeye maruz kalırız. Hafızamda yer kaplayan unutamadığım öykülerde çekilen acılar büyük, bekleyişler uzun, kalplerde yarım kalmış ya da hiç yaşanmamış hayaller, aşklar var. Peki neden çarpıtıyoruz gerçekliği? Yazar Hakan Akdoğan bunu şöyle açıklıyor: “Karakterin yarası yazara aitse okur açısından kıymetsizdir. Yara...

DEVAMINI OKU

DOKUZ

Aslında bir orman burası ne çok çiçek ne çok ağaç Kahkaha da var gözyaşı da Aslında bir sır burası ne çok kapı ne çok perde Anahtarlar ve tutacak eller gören de var gözeten de Aslında kavuşanlar hep burada kavuştular çatı da var tuğla da Zilini çaldık , içeri aldılar gel dediler gel dön dediler dön gör dediler gör Gittim, döndüm,...

DEVAMINI OKU

Gözyaşlarımı öptü bulutlar

Düşerken yıldızlar tuttu beni yaslarımdan Bir bebek gibi şifalı kollarda dolaştım Bildiğim ne varsa bıraktım “Ay” benim için şarkılar söyledi. Gökyüzü evim gibiydi. Kemiklerimde ılık bir rüzgâr esti Kalbim bir vadi oldu Yemyeşil ve genişti Düştüğümü sanırken kuşlar Gözyaşlarımı öptü bulutlar Bir ağıt yaktım  Ve usulca ayağa kalktım.

DEVAMINI OKU

Beyaz Kanatlar

Beyaz Kanatlar Gözyaşlarım düşerken beyaz kanatlara Devasa bir yas bulutu kararıyor havada Göğün ince damarlarında dolaşırken ışık Şefkat dolu bir yağmur başlıyor Bulut patlıyor sonra Ağlıyor doyasıya Beyaz kanatları sakın unutma Dokunuşları tüy kadar hafif Sesleri pamuk yumuşaklığında Sırtında dolaşan şifayı hatırla İyileşmek o kanatların altında Ve inanmak Başka bir dünyanın mümkün olduğuna… (Yas ve Ölüm Festivali’ne…)

DEVAMINI OKU

2023 Yas ve Ölüm Festivali

İçinde bulunduğumuz devre üstünü kara bir perdeyle örtmeseydi, “ölüm ve yas” bir festival başlığının merkezinde kolaylıkla yadırganabilirdi. Bu iki kavramı normalleştirme, yeniden görünür hale gelmelerine yardımcı olma niyeti; Yas ve Ölüm Bilgeliği Platformu’nun bir parçası yaptı beni. Yıllardır yerini bilmediğim bir eve dönme arzusuyla doluyum. Yatacak bir yatağa sahip olmak, öksüz ve evsiz hissetmenin önüne geçmiyor. Belki de üç kez...

DEVAMINI OKU

Six Feet Under

Eğer “geçicilik” üstüne kafa yormadıysanız, muhtemelen diziyi ilk bölümde bırakacaksınız. Ölümü yaşamın merkezine yerleştirip, ilişkileri derinlemesine inceleyen incelikli bir yapım Six Feet Under. Cenaze evi işleten Fisher ailesi, cesetlerin güzel görünmesinden sorumlu. Tabuta yerleştirilen cansız bedenlerin, çeşitli kimyasallarla yaşıyormuş gibi gösterilmesi bana büyük bir kandırmaca gibi geldi. Ama birçok insan ölmeden önce bütün detaylarıyla bir vasiyet oluşturuyor. (Tabutun kalitesi, çiçek...

DEVAMINI OKU

Her şey darmadağın olduğunda

“Bilgeliğin kaynağı hemen şu anda bize olanlardır.” (Pema Chödrön )  En büyük korkum bir gün ilhamın beni terk etmesi. Biliyorum ki  aklıma ansızın düşen fikirler, zihnime hücum eden parlak cümleler; hemen şu anda bana olan en büyülü şey.  Dünyada olup bitenlerin yası, yaratma cesaretimi benden alacak diye uykularım kaçıyor bazen. Esin perisinin o tatlı rüzgârla kulağımdan içeri bıraktığı fısıltıları işitemiyorum. Benim...

DEVAMINI OKU

Ölüm Yaşamın Mührü

Sevgili Berna’nın kitabı “Ölüm Yaşamın Mührü” raflarda yerini aldı. Kitap, “Yaşamaya nasıl başlayabilirim” sorusuyla başlıyor. Ve o sarsıcı cümleyle devam ediyor: “Ölümü anlamak için nasıl yaşadığımızı anlamak gerekiyor.” “Ölümün hayatın parçası olduğu hakikati”, kitabın omurgası. Berna benim için çok kıymetli bir yazar. Kendimi hatırladığım günden beri ölümü konuşmak, sohbetlere dahil etmek istedim ama hep yalnız hissettim. Yas ve Ölüm Bilgeliği...

DEVAMINI OKU